SOUNDTRACK / Natasha Bedingfield – Wild Horses

#30 – Special Guest Star...

 

 

SOUNDTRACK / Natasha Bedingfield – Wild Horses

 

 

Latty çalan kapıyı açmak için yürürken sabahlığını giyiyordur. Havalanan etekler genç kadının yanından geçtiği resim çerçevelerini devirirken latty kırık seslerini duyunca yüzünü buruşturur, ama yine de kapıyı gidip açarken karşısında ewan’ı görünce kapıyı bırakarak kırılmış resim çerçevesinin olduğu yere döner

 

“seni karşılamak için evreni devirdim ewan...”

 

latty kırık çerçeveyi alıp içindeki resme bakar ve delora’nın gülen yüzünü görünce gülümser ve resmi kırık camların içinden alıp bir kenara koyarken ewan da onun yanına eğilmiş kırıkları alıyordur

 

“kenda’yı annesine bıraktım, canım oreon’a dönmek istemedi..”

 

latty başını sallarken eline aldığı kırıklarla beraber ayağa kalkar ve çöpe atmak için mutfağa ilerlerken ewan da onu takip ediyordur

 

“latty?”

 

latty çöpleri atarken efendim der ve arkasını dönerken ewan elindeki kırıkları ona uzatır

 

“senden bir şey isteyeceğim..”

 

latty kırıkları onun elinden alırken nedir diye sorar. Ewan onun çöpleri atarken omzularından düşen saçları izliyorken konuşur

 

“bana bizi hatırlat..”

 

latty çöp kutusunu bırakıp doğrulurken ewan’a bakıyordur, saçlarını eliyle kulaklarının ardına koyarken usulca sorar

 

“neyi hatırlatacağım?”

“her şeyi, yanlış bildiklerimi, bilmediklerimi, hatırlamadıklarımı, her şeyi-“

“istediğin şeyin mümkün olduğunu pek sanmıyorum ewan..”

 

latty genç adamı geçerek mutfaktan çıkarken ewan da onu takip ediyor, konuşur

 

“beyin hücrelerime gir demiyorum-ki bundan sonra kimseye aklımı elletmeyeceğim-“

“masal gibi anlatmamı mı istiyorsun?”

 

latty’nin bir anda arkasını dönmesiyle ewan bir adım geriler

 

“anlatamaz mısın?”

“ewan sana yalnız olman gerek dediğimde neresini anlama-“

“evlenelim demiyorum!”

 

latty tekrar önüne dönerek az önce bıraktığı yerden delora’nın resmini alır ve merdivenlere ilerlerken ewan da onu takip ediyordur

 

“çok bağırdım, üzgünüm-latty bir saniye için durur musun!”

 

latty bir saniye için durur ve ewan’a bakarken ewan merdivenleri çıkarak onun yanına gelmiş, genç kadını tutarak duvara yaslarken dudaklarına eğilir. Latty de onu karşılarken kollarını ewan’ın boynuna dolar..

 

 

ikisi usulca öpüşüyorken latty başını eğerek dudaklarını ewan’dan ayırır

 

“yardımcı olmuyorsun-“

“ne için yardımcı olacağım? Yapmamamız gereken bir şey mi yapıyoruz?”

 

latty başını kaldırıp ewan’a bakarken konuşur

 

“tabii ki değil-“

“o zaman?”

“ama yapmak zorunda da değiliz ewan!”

“ama ben istiyorum-“

“biliyorum..”

 

latty genç adamın yüzünü tutarak devam eder

 

“olanlara kızgın olduğun için bana geliyorsun-“

“tabii kızgın olacağım, göz göre göre seni elimden aldılar latty-“

“o latty’le bu latty çok farklı ewan-“

“sen asıl bana bak!”

 

ewan geri çekilerek kendini gösterirken latty gülümser

 

“o da var..”

 

genç adamın bakışları değişirken kaşını kaldırır

 

“ne demek o da var?”

“sen farklı bir adamsın-“

“değilim.”

“rolleri değiştik farkında mısın? yıllar önce ben sana değilsin dediğimde sen karşı çıkardın-“

“aklımla oynanmıştı!”

 

latty gülümseyerek başını eğerken ewan konuşmaktan yorulmuş, dönerek merdivenlere oturur. Birazdan latty  de yanına çökerken mırıldanır

 

“yeniden tanışalım..”

“uzun iş..”

 

latty gülerek ewan’ın koluna vururken genç adam hafifçe yana yatmış, latty’e bakar

 

“ama uzun iş-“

“ya ben rezil bir insan olmuşsam?”

“senelerdir kutuda yaşamıyoruz latty, ben seni görüyorum..”

“evet, karının kardeşi olarak..”

 

ewan buna cevap vermezken latty konuşur

 

“ilk aşık olduğun latty çocuktu, hala onu seviyorsan, onu istiyorsan bulamayacaksın ewan, bunu söylemeye çalışıyorum..”

“ben ne istediğimi biliyor muyum?”

 

ewan derin bir nefes alarak ayağa kalkarken latty oturduğu yerden ona bakıyor, sorar

 

“ben eski kaptan crash’i bulabilecek miyim?”

 

ewan başını iki yana sallarken latty uzanarak onun elini tutar

 

“bu sefer başkalarının ilişkisi olmasın, olacaksa bizim olsun..”

 

ewan da latty’nin elini tutarak ona bakarken sorar

 

“olacak mı? ya fikrin değişirse? Ya beni isteyen başka bir kadın çıkarsa?”

 

latty ewan’ın elini sallayarak genç adamın bacağına vururken ewan gülümser

 

“cevabımı aldım..”

“beni sık boğaz etme-“

“istersem öperim-“

“sabahın köründe evime gelip öpme-“

“oreon’da öperim-“

“herkesin önünde öpme-“

evimde öpme, orda öpme, burada öpme-ben sana nasıl aşık olacağım kadın!?”

 

latty gözlerini devirerek ayağa kalkar ve ewan’ın elini bırakıp üst kata çıkarken ewan da sorusunun cevabını almak için onu takip eder..

 

 

“evet? nasıl olacağım?”

 

latty, delora’nın resmini başucundaki abajurun altına bırakıp ewan’a döner

 

“zaten aşık değil misin?”

 

ewan tek kaşını kaldırırken latty gözleri parlayarak gülümser

 

“kendini de sık boğaz etme ewan-“

“sık boğaz etmemek nasıl olur bilmiyorum. Yıllardır hep üzerime bir şeyler yığılmış, şimdi rahat olursam ne olur bilmiyorum-“

“bilmediğin için kendini bana aşık olmaya mı zorlayacaksın?”

“zaten değil miydim?”

 

latty gülerek üzerindeki sabahlığı çıkarırken ewan onun beyaz geceliğini görünce bir an nefesi kesilir. Latty yürüyor, odasının pencerelerine giderek perdeleri açar, pencereleri de iki yana açarak içeri temiz havayı ve güneşi alırken bir şeyler söylüyordur, ama ewan kelimeleri seçemiyorken gözünün önünde rüyasını görüyor, bir an yutkunurken başını silkeleyerek kendine gelir. O sırada latty ona dönmüş, kaşlarını çatarak sorar

 

“ne oldu?”

“hiçbir şey..”

“hayalet görmüş gibi bakıyorsun..”

 

ewan başını iki yana sallarken alt katta kapı çalar, latty yine sabahlığına uzanırken ewan da dönmüş, ikisi birlikte aşağı iner..

 

 

“sabahın köründe öpmek için başka adamlar da mı geliyor?”

 

latty gülerek evet der ve son basamağı da inip kapının koluna asılır ve açıp karşısında duran delora’yı gördüğünde irkilerek elini kapıdan çeker ve geriler..

 

 

SOUNDTRACK / Plumb - Taken

 

 

Latty elini geri atarak ewan’ı bulmuş, genç adamı tutarken kapıda duran delora konuşur

 

“latty korkma, benim-“

“ewan!”

 

latty dönerek ewan’a sokulurken genç adam da kapıya bakıyor, birazdan delora’nın yanında favian ve kahverengi saçlı genç bir kız belirirken ewan latty’i daha da sararak konuşur

 

“favian?”

“ewan, biziz. Korkmayın-“

siz? Siz kim? Kimsiniz siz, nereden geliyorsunuz-“

“ewan, döndük. Benim, delora, hayalet falan değilim-“

 

delora içeri bir adım atacakken ewan hayır diyerek elini kaldırır

 

“bir adım daha atmayın..”

 

genç adamın kollarındaki latty titriyor, gözleri dolarak kapıdaki genç kadına bakıyorken delora alnını ovarak favian’a bakar

 

“bir şey yap..”

 

favian ne diyeceğini bilmiyorken latty’e bakar

 

“latty, delora’yı getireceğim demiştim-“

“hayır.. hayır-“

 

latty ağlamaya başlarken ewan adeta dilini yutmuş, önündeki üç insana bakıyorken tanımadıkları yüze sahip olan genç kız öne çıkar

 

“babam doğru söylüyor, geri geldik. Ben odette..”

 

ewan’ın gözleri büyürken latty küçücük bir ses çıkararak elini ağzına kapatır. Delora genç kızı omuzlarından tutarak kendine çekerken dolu gözleriyle gülümser

 

“latty, döndük-“

 

latty bir kez daha delora’nın sesini duyduğunda ewan’ın kollarını bırakır ve öne atılırken delora da odette’i bırakmış, uzanarak arkadaşını tutar ve tam 13 yıl sonra latty tekrar delorasına sarılırken ikisi ağlayarak yere çökerler...

 

 

latty içini çekerek ağlıyor, ona sarılan delora da ağlıyor, ama arada ikisinin de gülüşleri birbirine karışıyorken iki kadın da daha önce hiç sarılmadıkları kadar sımsıkı sarılmıştır. Favian, odette ve ewan onları izliyorken latty delora’nın başını tutuyor, bakışlarını favian’a çevirir ve ağlayan sesinin arasında minnacık bir teşekkür mırıldanırken favian gülümseyerek başını sallar.

 

Delora latty’i kollarından tutarak kendinden ayırırken ikisi de birbirinin yüzünü görünce tekrar bir ağlama dalgasıyla sarsılır. Latty, delora’nın yüzünü tutarak hala pırıl pırıl parlayan gözlerine bakarken konuşur

 

“yaşlanmışsın!”

“13 senedir yokum ve ilk söylediğin şeye bak!”

 

latty yaşlı gözleriyle gülerken delora da gülüyor, ama gülüşleri tekrar ağlamalarıyla kesiliyorken latty bir an durarak delora’ya bakar

 

“gidecek misin-“

“hayır! hayır. buradayım, kalmak için geldik!”

 

latty rahatlarken delora’nın elini tutan elleri titriyordur. Delora onun ellerini bırakmadan yanaklarını kollarına silerken burnunu çekerek konuşur

 

“oreon’a gidemedik-“

“lucinda güvenliği arttırdı-“

“biliyorum, ah yüce luslo, latty çok güzel olmuşsun-“

“sen yaşıyorsun!”

 

latty ağlayarak kalbinden bir parça olan kadının ellerini sıkıyorken devam eder

 

“yıllarca, her gece dua ettim, her gece bir anda çıkıp gelmenizi bekledim, ama olmadı delora, vazgeçmiştim-“

“vazgeçmen için bekledim! İnadına! Sırf daha çok ağlaman için-“

 

latty bunun üzerine daha çok ağlarken delora gözlerinden yaşlar akarak güler ve arkadaşına sarılır..

 

 

ewan iki kadının da yerden kalkmasına yardım ederken delora ona bakıyordur. latty bir kenara çekildiğinde ewan da delora’ya bakar ve uzanarak genç kadının omzunu tutarken delora gülümser

 

“hayalet değilim dedim-“

“inanmamıştım..”

 

delora gülümserken ewan bir küfür fısıldar, sarışın kadın küfürü duyunca gülerek ona sarılır ve ewan’ı sımsıkı tutarken genç adam gözlerini kapatmış, oreon’un sönmüş ışığının tekrar parlamasını hissediyorken delora ondan ayrılıp favian ve odette’e döner

 

“diğerleri de buraya gelip şok dalgası büyümeden-“

“ya da biz rüyadan uyanmadan-latty, uyuyor muyuz?”

 

latty gülerek bilmediğini söylerken ewan onu yanına çekerek sarılır. Delora onlara gülümsüyorken favian ve odette’i gösterir

 

“favian’ı biliyorsunuz..”

 

ewan ve latty’nin bakışları gurur ve minnetle ışıldarken favian koyu mavi gözleri parlayarak gülümsüyordur. Delora onun önünde duran genç kıza ilerler ve boncuk gibi kahverengi gözleri olan, beyaz tenli güzel kızı yanına alırken diğerlerine bakar

 

“bu odette, kızımız..”

 

latty yine gözleri dolarak elini ağzına kapatırken delora ewan’a bakıyordur

 

“başka bir isim düşünmedik..”

 

ewan gözleri dolarak gülümserken delora ve odette de gülümser. Genç kız yine öne çıkarak elini uzatır

 

“hepiniz hakkında o kadar güzel şeyler duydum ki. Annem beni sizin hikayelerinizle büyüttü..”

 

latty uzanarak genç kızın elini sıkarken gözleri delora’ya döner, sonra favian’a bakarken odette ikisine de benzemiyordur-

 

“annem ve babam diyorum, ama biyolojik olarak bir bağımız yok..”

 

latty ohlarken odette gülümser

 

“annemle babam zaten her şeyi anlatacaklar, ben ortasından başlamasam iyi olur..”

 

odette dönerek annesine bakarken delora gülümseyerek iç çeker ve eliyle gözlerini silerek konuşur

 

“ben de annemi istiyorum..”

 

latty ve ewan bunu duyunca bir anda alevlenirken ikisi de oreon’dakilere haber vermek için koşturmaya başlar..

 

 

Colm elindeki yedek parçalarla dolu kutuyla koridorda yürüyorken lucinda’nın odasında bir şeylerin kırıldığını duyar ve irkilerek o tarafa dönerken koşarak içeri dalar

 

“lucinda-ne oldu!?”

 

Lucinda titreyen ellerinden birinde telefonu tutuyor, diğeri az önce tuttuğu fincanı düşürmüş, genç kadın kaskatı kesilmiş, öylece duruyorken colm elindeki kutuyu bir köşeye koyup lucinda’nın yanına gider, genç kadını fincan kırıklarından uzaklaştırıp elindeki telefonu alır

 

“kiminle görüşüyorum?”

“colm? Lucinda iyi mi!?”

“değil ewan! Ne söyledin kadına!?”

“delora döndü, favian’la birlikte..”

 

colm nefesi kesilerek bakışlarını lucinda’ya çevirirken genç kadın boşta kalan eliyle başını tutmuş, kendini iyi hissetmediğini mırıldanır ve bir an sonra colm’un kollarına yığılırken genç adam telefonu bırakarak lucinda’yı tutar..

 

 

“TELEFONDA SÖYLENECEK ŞEY Mİ BU!? SURATINI DAĞITACAĞIM!”

 

conrad koridorları adeta yıkarak yürüyorken sienna da arkasından koşturuyordur

 

“gerçek mi!? dönmüş-“

“COLM!”

 

colm lucinda’nın yattığı odadan çıkarken conrad içeriyi gösterir

 

“nasıl?”

“baygın nasıl olsun-“

“ewan’ın kafasını duvarlara sürteceğim-“

 

o sırada asansörlerden bir başka nobes baygın halde getirilirken conrad sinirle dönerek kapıları hala açık olan asansöre girer ve en kısa yoldan luplex’e inmek için bir şeyler bulmaya gider..

 

 

latty’nin evindekiler çıkmak için merkezden arabanın gelmesini bekliyorken delora annesiyle ablasını bayılttığından bahsediyor, salonda dört dönüyordur. Birazdan zil çalıp, saniye sektirmeden kapıya yumruklar vurulurken latty kapıya koşar ve açıp conrad’ı görürken conrad içeriyi gösterir

 

“içerde mi hala-DELORA!”

 

conrad latty’i geçip içeri girerken onun sesini duyan delora çoktan fırlamış, koşarak conrad’a atılır. Conrad onun yüzünü gördüğü anda nefesini tutmuş, şimdi en küçük nobes ona sarılıyorken conrad yutkunarak kollarını kapatır ve delora’yı tutarken genç kadın gülümseyerek conrad’ın kulağının hemen yanında mırıldanır

 

“kimseyi öldürme..”

 

conrad başını sallarken gözleri dolmuş, ewan’a bakıyorken kardeşi gülümser. O sırada ewan’ın arkasında oturan odette ayaklanmış, öne çıkarken bir anda herkesin ifadesi donmuş, delora conrad’ı bırakarak kızına dönerken konuşur

 

“bu conrad, conrad, bu bizim kızımız-“

“ÇOCUK MU YAPTIN!?”

“evlat edindim-“

“NE ZAMAN NE ARA-“

 

delora gülerek conrad’ın ağzını kapatırken conrad sesini de, beynini de kontrol edemiyor, bakışlarını ayakta duran genç kıza çevirip delora’nın elini çeker

 

“sesini duyalım bakalım, adın nedir?”

 

herkes odette’e bakarken genç kız hafifçe gülümser

 

“odette..”

 

ve conrad yanındaki delora’yı tutarak kaybettiği dengesini bulurken latty de genç adamın diğer elini tutarak ona destek olur..

 

 

“kızın adını odette mi-tanrım..”

 

conrad koltuğa oturarak karşıda ewan’ın yanında duran genç kıza bakar. Kahverengi saçları, gözleri, bembeyaz teniyle gerçekten odette’e benziyorken delora kızına bakarak konuşur

 

“odette’in hikayesi çok uzun conrad, ayrıca onu gördüğüm anda aklıma odette’ten başka bir isim gelmedi..”

 

conrad elini kaldırarak genç kızı gösterir

 

“çok benziyor zaten..”

 

genç adamın sesi titrerken biraz sonra elini gözlerine kapatarak başını eğer, latty onun sarsılan omuzlarını tutuyorken odette dudağını kemirerek yanındaki ewan’a bakıyordur. Ewan da dönerek ona bakarken odette gülümser

 

“kardeşiniz gerçekten bana benziyor muydu?”

 

ewan başını sallarken odette de hafifçe başını sallar ve dönerek tekrar conrad’a bakarken genç adam delora’yı tutarak tekrar sarılmış, odette’in anlayamadığı bir şeyler mırıldanıyordur..

 

 

SOUNDTRACK / Fray – Look After You

 

 

oreon’un kapıları açılıp bembeyaz lobi delora’nın önüne serilirken genç kadın elini göğsüne bastırarak evine bakar ve gözleri dolarak yıllar sonra oreon’a ilk adımını atarken etrafına bakar. Sağ yanındaki koltuklarda oturmuş grup yavaş yavaş ayaklanıyorken delora dolmuş gözleriyle gülümser ve incecik kalmış bir sesle konuşur

 

“ben geldim-“

 

onun sesini duyduğu anda en öndeki colm atılırken delora ağlayarak genç adama yürür ve ikisi sımsıkı sarılırken colm delora’nın sapsarı saçlarını tutuyor, kokluyor, genç kadını kendine bastırıyorken gözleri favian’ı bulduğunda konuşur

 

“dostum-ne diyeceğimi-sağol.

 

Colm gözlerini kapatarak başını deloranın saçlarına eğer ve genç kadının kokusunu içine çekerek ona daha da sarılırken favian da gözleri dolarak onları izliyor, bir anda üzerine çöken yorgunlukla odette’in koluna tutunur. Genç kız babasına dönerken favian başını tutuyordur.

 

“baba? Baba-iyi misin?”

“iyiyim, başım döndü sadece odette, oturalım-“

“odette?”

 

bütün başlar o tarafa dönerken vien favian’ın yanındaki genç kızı gösterir

 

odette odette-“

“hayır, vien, odette bizim kızımız..”

 

vien havadaki elini indirirken bakışları karmakarışık olmuş, delora’ya bakarken genç kadın gülümseyerek ona kollarını açar

 

“önce hepinize sarılacağım, sonra her şeyi anlatacağım, söz! Günlerce sürse bile..”

 

vien hala şaşkın, uzanarak delora’yı tutarken ilk anın şokunu attığında sımsıkı genç kadının tutar ve ikisi güle ağlaya sarılırken delora arkadaki şaşkın suratlara el sallar..

 

 

“anne?”

 

lucinda kızının sesini duyduğunda yattığı yerde doğrulurken yaşlar yanaklarından süzülür

 

“delora-sensin-“

 

lucinda sarsılarak ağlıyorken kollarını kızına uzatmış, bebeği ona sarıldığında yıllardır eksik olan parçası doluyorken iki sarışın da ağlıyor. Delora az önceki heyecanı ve dönüş mutluluğu sanki bir anda boşalmış gibi hıçkırarak ağlıyorken annesinin saçlarına tutunuyordur. O sırada içeri calis’in kolunda cuslov girerken kardeşini gördüğünde kapının eşiğine tutunur. Genç kadının rengi beyazlamış, kocasının koluna daha da sıkı sarılırken calis onu tutuyor, ama gözleri delora’yı izliyorken genç nobes onları gördüğünde annesini bırakmadan oraya bakar

 

“abla-“

“delora, sen misin-“

 

cuslov dizleri titreyerek sendelerken calis bütün dikkatini karısına vererek onu tutar

 

“cuslov-tamam hayatım-“

“calis iyi değilim-“

 

calis cuslov’u odadaki tekli koltuğa otururken lucinda kızını ablasının yanına yollamıştır. Delora giderek ablasının dizlerinin önünde yere çökerken cuslov’un ellerini tutarak ağlamaktan kısılmış sesiyle konuşur

 

“benim-gerçekten benim..”

 

cuslov onu kendine çekerek sarılırken delora dönmüş, yaşıyor, ruhu pırıl pırıl parlıyorken cuslov kardeşini sımsıkı kendine sarar, yanaklarını öperek saçlarını okşarken gözleri lucinda’nın yanında duran favian’a döndüğünde genç adama gülümser

 

“favian, onu bize getirdin-başardın-teşekkür ederim.

 

Favian da artık yorgunlukla kendini bırakmış, yataktaki lucinda’ya sarılırken genç kadın onu da kendinden bir parçaymış gibi tutuyor, yorgunluğunu hissediyorken genç adamın siyah saçlarını okşayarak kendi yorgun sesiyle geçtiğini söylüyordur..