SOUNDTRACK / Ella Fitzgerald – Sleigh Ride

#42 – Frog Style Hide And Seek

 

SOUNDTRACK / Ella Fitzgerald – Sleigh Ride

 

 

Akşama doğru herkesin durağı Norah Collins’in saraydan bozma kocaman evi olmuş, konuklar teker teker kapıyı çalıyorken büyük aile evi pırıl pırıl ışıklarla süslenmiş, bahçenin bir köşesinde ahşaptan uçan ren geyikleri varken kapının hemen üzerinde bir ökse otu sarkıyordur. Ewan ve Dorian sophia’nın arkasından yürüyorken genç kız kapının önüne geldiğinde başını kaldırarak sarkan otu gösterir

 

“bu nedir?”

“ökse otu..”

“kötü ruhları kovmak için mi baba?”

“hayır, altında iki insan duruyorsa birbirlerini öpmeleri adettendir..”

 

sophia dönerek ewan ve dorian’a bakarken kaşlarını kaldırır

 

“sizin gibi mi?”

“hayır, senin gibi-“

 

dorian kızının yüzünü alıp yanağından kocaman öper, o sırada ewan gülerek kapıyı çalıyorken kapıyı julia ve kucağındaki lucas açmıştır. Genç kadın konuklarını görünce yeşil gözleri parlayarak gülümser

 

“hoş geldiniz! Evimizin erkeği konukları karşılıyor..”

 

lucas ellerini sallayarak halasının kollarına vuruyorken ewan ufaklığın başını öper ve burnunu minnacık sıkıştırarak içeri girerken dorian ve sophia yan yana içeri giriyordur. Julia genç kıza elini uzatarak gülümser

 

“merhaba sophia, ben julia, eidan’ın kız kardeşiyim..”

 

sophia çok memnun olduğunu söyleyerek calder’in bu dünyadaki kardeşinin elini sıkıyor, bu da o kadını bir nevi halası yapıyorken genç kız hafifçe gülümseyerek etrafına bakar ve babası julia’yla konuşuyorken o ufak adımlarla içeri ilerler..

 

 

kurbağalar salonda ağacın etrafında yayılmış, jaden kutuları kaldırarak bir iki sallıyor, içinde ne olduğunun tahminlerini alıyorken benjamin herkesin söylediklerini listeliyordur. Jaden bir kutuyu daha kaldırıp sallayacakken dorian ve yanındaki kızı görünce kutuyu indirir. Dorian elleri ceplerinde, çocukların ne yaptığına bakıyorken konuşur

 

“çocuklar bu benim kızım sophia..”

 

herkesten birer ikişer merhaba sophialar gelirken liv oturduğu yerden kalkınca dorian onları yalnız bırakarak uzaklaşır. Sophia babasının gittiği yere bakıp tekrar önüne dönerken liv gülümser ve elini uzatır

 

“ben liv, andrea’nın kızıyım-demetra mı demeliyim?”

“gerek yok, buradaki isimleri biliyorum..”

 

iki kız gülümseyerek el sıkışırken liv arkasını dönerek herkesi teker teker tanıtır, eller kalkar, yüzler gülerken liv, dante ve carrie’nin tarafına dönerek önce sarışın kızı tanıtır. Carrie utangaç bir gülümsemeyle elini kaldırırken liv dante’ye döndüğünde delikanlı yine bütün evrenin sahibi gibi bakıyor, başını sallar

 

“biz tanışmıştık..”

 

sophia da bir şey söylemeden başını sallarken sırf bu çocuğun kabalığı için diğerlerini yargılamak istemez ve gülümseyerek tekrar liv’e dönerken siyah saçlı ve güzel gözlü kız konuşur

 

“Owen ve Kenda’yla da sonra tanışırsın, onlar da ewan’ın çocukları, ama yılbaşı için annelerinin yanındalar..”

 

sophia buna da başını sallarken odette kendisi gibi yeni olan kızın neler hissettiğini biliyor, arkadaşça gülümseyerek oturduğu yerde biraz yana kayar ve jaden’a yaklaşarak kendi yanını açarken konuşur

 

“gel sophia, biz de kutuların içinde ne olduğunu tahmin etmeye çalışıyoruz..”

 

sophia gülümseyerek otururken odette ona oyunu anlatıyor, jaden kutu seçmeye çalışıyordur. delikanlının yanındaki nicole onu dürtünce o tarafa bakar, nicole odette’le aralarındaki artık var olmayan boşluğu gösterirken jaden tek parmağıyla genç kızı alnından ittirerek kendine getirir ve yine kutulara döner...

 

 

Ewan mutfak tarafından şarap kadehleriyle geliyorken sağ elindekini dorian’a verir ve ateş kıranın durduğu yerde durup onunla beraber evdeki kalabalığı izlerken dorian ilerdeki sophia’yı ve çocukları izliyor, kızı gülümsedikçe genç adam da mutlu oluyorken ewan’ın sesini duyduğunda o tarafa döner

 

“sophia da biraz sana çekmişse yarın hepsinin lideri olup çıkar..”

“ben hemen ertesi gün sizin lideriniz mi olmuşum?”

“mitolojik bilgileri dikkate alırsak-“

“başlama ewan..”

 

ewan sırıtırken dorian onun arkasından latty’i görmüş, gülümseyerek kadehini kaldırır. Ewan da o tarafa dönüp sonra tekrar dorian’a bakarken konuşur

 

“deli ediyor..”

“ne yapıyor?”

“hiçbir şey. Sanki ben yokum. Delora geldi, her şey mükemmel oldu, ben yine yok oldum-“

“sabır ewan, sabır-“

“sabır falan yok, ben yalnız kalacak adam değilim. Ben kendi içimde yalnızım zaten, içimde başka başka ewanlar var benim, dışardaki yalnız kalmasın..”

 

dorian başını sallıyorken ewan kendi kadehini ateş kıranınkine vurarak devam eder

 

“sen de yalnız kalacak bir adam değilsin mesela-“

“sen varsın, yeter..”

 

ewan sırıtarak ona bir öpücük atarken dorian derhal döner ve başka bir köşeye gider. Ewan keyifle onun kaçışını izler, sonra arkasını dönerek latty’i göz hapsine alır..

 

 

“evlenmek için beni mi bekledin conrad?”

“sensiz düğün olur mu? bak, gittiğinden beri bir adam bile evlenmedi..”

 

delora gülerek conrad’ın koluna sarılırken conrad da keyifli, onun sarı saçlarını öper ve yanındaki nişanlısına bakarken sienna kucağındaki lucas’la oynuyordur. Küçük adam ellerini burnuna sürterek başını sienna’nın boynuna saklarken sienna, delora ve favian’a döner

 

“çifte düğün yapalım olsun bitsin bence..”

 

delora ciddi ciddi düşünürken favian ona uyduğunu söyler ama conrad ellerini kaldırarak araya girerken konuşur

 

“hayır, herkes kendi düğününü alsın-“

“tek başına evlenince beceremiyorsun conrad, gördük..”

 

conrad delora’ya bir bakış atarken utanmaz sarışın kadın şaka yaptığını söyleyerek cici cici güler, ama conrad yemez

 

“seni de göreceğiz, yok geçmişlerden geldim, yok sarayım yıkıldı, aman olmaz annemi isterim, ablam evlenmeden adımı atmam diyen ben değilim-“

 

delora gülerek yine conrad’ın koluna dolanırken favian ve sienna bebek alışverişi yapıyordur..

 

 

“mason’la nasıl gidiyor?”

 

cameron ordövr tabaklarından bir şeyler alıyorken yanına yaklaşan tessa’ya bakarak gülümser

 

“iyi diyelim.. bu sabah gözünü çıkarıyordum..”

 

tessa kaşlarını kaldırırken diğer taraftan da celine eğilmiş, sırıtır

 

“ne yaparken?”

“keşke onu yaparken olsa, esniyordum..”

 

tessa ve celine gülerken cameron cıklayarak küçük bir küp peyniri ağzına atar ve çiğnerken gözleriyle mason’ı arıyor, bulduğunda ona bakarak yanındaki bayanlarla konuşur

 

“hayatımda yaşadığım en garip ilişkiyi yaşıyorum. Adamı tanımıyorum, ama tanıyorum da-“

“her şey her zaman mantıklı olmak zorunda değil-“

“ama bu çok mantıksız-“

“sanki gabriel ve ben çok mantıklıydık, hatırlamıyor musun?”

 

cameron başını sallarken tessa da chris’le nasıl beraber olduklarını hatırlatır. Morgan kadınları mantıksız hayatlarında gayet mutlu olduklarını kabullenmiş, kadehlerini tokuşturur ve üçü de gülümseyerek birer yudum alır..

 

 

“nasıl gidiyor latty-“

“ewan’ı istiyorum artık.”

 

Delora gözleri büyüyerek aç kurttan uzaklaşırken latty boş kadehini bir kenara bırakıp delora’yı bir köşeye çeker

 

“sürekli etrafımda. Flörtler, gülüşler, bakışlar! Benim de bir canım var-“

“ben ne zaman seni ödülsüz bıraktım, söyle bana-“

“ben ihtiyaçları olan bir kadınım delora-“

“kadınlığını yerim demek isterdim, ama demiyorum..”

 

delora başını eğerek sanki inadına yakışıklı olan ewan’a bakarken vah vahlayarak latty’e döner

 

“pek de yakışıklı-“

“delora!”

 

delora gülerek arkadaşına sarılırken latty de onu sımsıkı tutarak güler

 

“buradasın, dalga geçiyoruz, gülüyoruz, bunun için hangi tanrıya şükretmem gerekiyor?“

“zaman..”

“ona şükrediyorum o zaman..”

 

delora arkadaşını yanağından kocaman öper ve elini tutarak onu ewan’ın yanına götürürken latty yine çok ciddi ihtiyaçları olan bir kadın olmuş, dik durarak yürür..

 

 

SOUNDTRACK / Jessica Simpson – I Saw Mommy Kissing Santa Claus

 

 

Kurbağalar büyüklerin yavaş yavaş kadehleri devirdiğini gördükçe uslu uslu kutu bakmak dışında listede olan planları uygulamaya karar vermişlerdir. Grubun önderliğini Nathan almışken delikanlı ilerde eidan’la beraber tekilaları kafaya diken babasını görünce sırıtır ve diğerlerine döner

 

“herkes yanına bir eş alsın-“

“eşli görev bak, nasıl karizmatik..”

 

nathan hehelerken jonathan uzanarak nicole’ü kolundan çekip yanına alır, diğerleri de derhal birilerini bulurken en son liv de sophia’yı yanına alınca geriye odette ve jaden kalmıştır. İkisi sadece birbirlerinin kaldığını fark edince odette gülümser, jaden da onunla beraber ayağa kalkarken nicole ve alexa gizliden çakışıp nathan’ı dinlemeye başlıyordur

 

“şimdi, çok dikkatli olacağız-“

“geçen seneki gibi birisi yaralanacak bir şey olmasın nathan-“

“tamam olmaz sen ağlama yeter brit..”

 

brittany ona dil çıkararak yanındaki emily’nin omzuna yaslanırken nathan devam eder

 

“bu seneki oyunumu herkes çok sevecek, bütün detaylarıyla düşündüm-“

“övme kısmını geçsek-“

“hepimiz saklanacağız.”

“aman nasıl orijinal bir fikir, britanyum değil tritanyum alsan yine yetmez sana-“

 

nathan ağaçtan yuvarlak bir süs alıp jonathan’ın ağzına tıkar ve devam eder

 

“oyunun amacı anne ve babalardan saklanmak. En önce bulunan kaybeder-“

“ya hiç farketmezlerse!?”

“ne kadar sorumsuz anne baban varsa o kadar yüksek puan alırsın-“

“evrenin en saçma oyunu da bu-“

“sen bir sussana-“

“bence güzel-“

“ya bizi başkası bulursa?”

 

herkes susarken benjamin başını sallar

 

“atıyorum, beni annem yerine norah anne bulursa?”

“bonus! Norah anneyi kandırıp kendi lehine kullanırsan 30 ek puan alacaksın-“

“önce bulunanlara diğerleri nerede diye sorarlarsa?”

“sessizlik yemini ettiniz, oyun oynadığınızı söylemek yok, her nereye saklandınızsa sanki çok doğal bir şeymiş gibi çıkacaksınız. Söyleyen olursa genel kurbağa puanından 500 puan keserim. 10 sene bir daha diğerlerine yetişemez. Odette, sophia, size hoş geldin hediyesi olarak 1000er kurbağa puanı verdik, güle güle kullanın..”

 

Kızlar gülerek teşekkür ederken jonathan 10 senede ancak 3700 puan toplamış, nathan’ın koluna vururken sessizlik yemini oluşur ve oyun başlarken ilk tek taraflı kurbağa saklambaç turnuvası başlar..

 

 

Jonathan ve nicole gayet doğal, sohbet ede ede dolaşıyorken nicole etrafa bir göz atar, sonra jonathan’ı ittirerek kilerin kapısını açıp içeri girer. Büyük odanın bir duvarı şaraplarla dolu, diğer bir köşesinde kasa kasa konserveler ve sebzeler varken nicole kasaları işaret eder. İkisi beraber kasaları çekebildikleri kadar çekerler ve kendilerine duvarın köşesinde bir yer ayarlarken jonathan oradan iki paket de cips kapar ve etrafı yüksek kasalarla çevrili odalarına girerken nicole en üstteki kola kasasının en arka sırasından iki kola alıp concon’un yanına eğilir.

 

Alexa ve allison bir köşede oturmuş birbirlerinin saçlarını örüyorken etrafta morgan ailesinden çok adam yok, ya amca, ya hala, ya da anne baba ortalıkta dolaşıyorken sonunda ortalık temizlenince iki kız da kalkar ve fırlayarak merdivenlere koşarken yukardan kimsenin inmemesini umuyor, hızla basamakları tırmanırlar. Üst kattaki odaların hepsinin kapısı açık, alexa sağa girelim diyorken allison sola girelim diyordur. Sonunda sağ da sol da bırakılmış, gayet dümdüz yürüyerek ikisi de Norah’nın odasına girerken büyük yatağın altını tertemiz görünce ikisi de büyük anneye teşekkür ederek altına girer ve kıkırdayarak uzanırken şimdi tek yapacakları norah anne gelince çıkıp onu suç ortakları yapmaktır.

 

Liv ve sophia şimdilik oturuyorken dorian her 3 dakikada bir etrafta sophia’yı aramazsa daha iyi olacağını düşünüyorlardır. Herkesin saklanması için yarım saati var, 10 dakika öylece geçip gitmişken liv artık bir şey yapması gerektiğini biliyor, sıkılmış bir edayla ayağa kalkar ve kollarını esnetirken başıyla dış kapıyı gösterir. Sophia dudaklarını oynatarak hayır derken liv kaşlarını çatarak başını sallar. Sophia kollarını kendine sararak titrerken liv gözlerini devirerek başını iki yana sallar ve yine dış kapıyı işaret ederken sophia peki diyerek kabul eder ve liv’in gidişini izlerken bekler. Liv ortalığın temiz olup olmadığını kontrol etmiş, kapıyı açtığı anda sophia’yı çağırırken genç kız dönerek babasının nerede olduğuna bakar, arkasının dönük olduğunu görünce bir anda atılarak liv’in yanına gider ve kapıdan çıkarken liv kapıyı arkalarından kapattığı anda havuzun yanındaki küçük misafir evini göstererek sophia’yla birlikte o tarafa koşturur.

 

Dante ve carrie merdiven altındaki küçük odaya girmişler, dante ışığı yakınca carrie etraftaki eski oyuncakları ve kitapları görmüş, gülümser. İkisi yanyana oturunca dante başının üzerinden rastgele bir kitap çeker ve orta yerinden açıp önlerine koyarken carrie başını delikanlının omzuna yaslayarak ne hakkında olduğunu bile bilmediği kitabı okumaya başlar.

 

Faye ve benjamin evi inceliyor, nereye gidebileceklerini düşünüyorlarken faye girişteki büyük giysi dolabını gösterir. Benjamin beğenmemiş, yüzünü buruştururken faye eliyle duvardaki saati işaret eder. Benjamin dudağını kemirerek biraz daha düşünüyorken bir an sonra gözü babasının girişteki sehpada bıraktığı araba anahtarlarına takılır ve sırıtarak faye’i elinden tutup götürürken genç kız onun araba anahtarlarını aldığını görünce keyifle gülümseyerek delikanlıyla çakışır ve kimseye görünmeden evden dışarı süzülür.

 

Brittany mutfaktan yiyecek bir şeyler alıp tekrar salona dönerken emily yerinde zıplayarak ona saati gösyerir, brittany son 10 dakikalarının kaldığını görünce hızla koşuşturmaya başlar. İkisi de bir yerlere koşmaya çalışıyorken saklanmak için en uygun zamanı kaçırmaktan korkuyorlardır. Bütün büyükler ilk defa yemek odasında toplanmış, saniyeler içinde bir ya da bir kaçı oradan kopacak gibi görünüyorken brittany elindeki tabaklarla üst katı işaret eder. Emily önde, brittany arkada, yukarı çıkarlarken emily norah annenin odasının işaret eder. İkisi oraya girip yatağın örtüsünü kaldırınca alexa ve allison onlara el sallar. Brittany biraz kaymalarını söylerken morgan kardeşler kabul etmiyor, gidip başka bir yer bulmalarını söylüyordur. Brittany elindeki tabakları yatağın altına sürüp kendisi de girerken biraz sonra yatağın altında dört kız, iki dolu dolu tabaktan yemekleri yiyerek norah’yı beklemeye başlar.

 

Jaden ve odette mutfakta takılıyorken jaden herkesin yemek odasına gittiğini görünce sırıtır ve odette’i kolundan tuttuğu gibi mutfak kapısından dışarı kaçarken ikisi el ele tutuşmuş, koşuyordur. Odette nereye gittiklerini bilmiyor, fısıldayarak sorarken jaden bahçenin girişindeki garaj kapısının önüne gelmiş, donup yapışmaması için bırakılmış aralığa bakar, sonra dönüp odette’e bakarken kapının altından geçmesini söyler. Odette hiç itiraz etmeden eğilir ve üzerindeki elbiseye aldırmadan sürünerek kapının altından geçerken jaden onu izliyor, sırıtarak o da genç kızın arkasından sürünür.

 

Nathan saklanacak bir yer arıyorken onun sürekli bir şeyler aradığını fark eden kevin delikanlının yanına yaklaşmış ve ne yaptığını sormuştur. Nathan önce saklamış, ama sonra kevin’ın da aslında bir çocuk olduğunu fark edince oyunu anlatmıştır. Kevin zaten asla büyümeyen bir bebek, kadehine biraz daha şarap doldurup nathan’a üst katı işaret eder. İkisi beraber çıkıp kevin’ın odasına girdiklerinde genç adam başını kaldırarak tavandaki kapağı gösterir. Nathan kesin kazanacaklarını söyleyerek yatağın üzerine çıkarken boyu yetmeyince bir an üzülür, ama kevin odadaki dolaptan katlanır, kısa ama kullanışlı bir merdiven çıkarmış, açarak ortaya koyarken çıkıp kapağı açar, içeri girip aşağı eğilirken nathan’a merdiveni yerine koymasını söyler. Nathan koyduktan sonra yine yatağa çıkar ve uzanarak kevin’in elini yakalar, zar zor kendini çekerek yukarı girerken kevin kapağı kapattığında nathan zaferini ilan etmemek için kendini zor tutar..

 

Bütün kurbağalar saklanmış, yarım saat dolmuş, şimdi yokluklarının fark edilmesini bekliyorken asıl oyun şimdi başlıyordur..

 

 

“nathan tatlım, hadi yemek-nathan?”

 

delialona boş salona bakıyorken kaşlarını çatar ve çıkıp üst kata seslenir

 

“NATHAN? ÇOCUKLAR?”

 

ama hiçbir yerden ses gelmiyorken delialona onların yatakların altında gülüştüklerini bilmiyor, telaşla etrafına bakınırken koşarak dış kapıyı açar ve bomboş bahçeyi gördüğünde tekrar içeri girerek kocasına seslenir

 

“COLM! ÇOCUKLAR YOK!”

 

 

“nasıl yok!?”

“sophia!”

“JONATHAN!”

 

herkes çocuğuna sesleniyorken scott dış kapıyı tekrar açıp bahçeye çıkacakken kapının yanında anahtarlarının olmadığını fark eder, kapıyı açıp dışarı bakar ve arabanın hala orada olduğunu görürken hmmlayarak bahçeye çıkar ve arabaya ilerler. Onu görenler de o tarafa geliyorken arabanın içindeki benjamin ve faye gözlerini sımsıkı kapatmış, bu kadar çabuk bulunacakları için lanet ediyorken birazdan scott arabanın camını tıklattığında iki sarışın da o tarafa döner ve gülümserken scott kapıdakilere dönerek iki tanesini bulduğunu ilan eder. Haber büyükler arasında sevinçle karşılanırken yakın alanlarda saklanan kurbağalar derhal oldukları yerde daha gizli köşeler arar..

 

 

“diğerleri nerede?”

 

scott oğlunu karşısına almış, ısrarla sorguya çekiyorken ne benjamin ne de faye tek kelime söylemiyordur. Sadece gülüşleri bu işin bir oyun olduğunu söylüyorken ewan ayağını yere vurarak elleri belinde, etrafına bakar

 

“akılları sıra saklanacaklarını sanıyorlar..”

 

benjamin bir şey söylememek için kendini zor tutuyorken faye onun kolundan tutar ve kesinlikle konuşmamasını işaret ederken benjamin kollarını kavuşturarak oturduğu yerde arkasına yaslanır..

 

 

SOUNDTRACK / Jane Krakowski – Run, Rudolph, Run

 

 

“kevin da yok!”

 

norah terbiyesiz oğluna azarlar yağdırıyorken luke gülerek bulunca cezasının verileceğini söylüyordur. Ewan herkesi grupluyorken yukarı gidecekler merdiveni tırmanıyordur. Kimse oyunun kurallarını bilmiyorken kurbağaların tek avantajı anne ya da babası olmayan birini yanlarına çekmektir. En kolay ama en stratejik yer olan Norah anne yatağının altı amacına uygun çalışıyorken norah odasına girdiği anda kapının arkasında bekleyen allison kapıyı kapatıp kilitler

 

“norah anne! Yardımın gerek!”

 

norah başı dönerek bir anda dört bir yandan fırlayan ve fısıldayarak bir şeyler söyleyen kızlara bakar

 

“sen olmazsan kazanamayız-“

“bizi saklaman lazım-“

“30 ek puan var işin ucunda norah anne-“

“norah anne lütfen-“

“şşşt!”

 

kızlar derhal ağızlarını kapatırken norah anne emily’e döner

 

“ne biçim oyun bu? Anneleriniz sizi bulamayınca çok endişelendi, haberiniz var mı?”

“özür dileriz norah anne, ama kazanamamız lazım, yardım edecek misin?”

 

norah gülümseyerek başını sallar

 

“iyi olduğunuza göre oyunu bozmanın manası yok, anlatın ne yapacağımı..”

 

kızlar derhal atılarak anlatmaya başlarken zor bir şey yoktur, sadece ne yapıp edip anne babalarını buradan uzak tutmaları gerekiyordur. Eğer başka bir ekip daha görürse onlara yardım etmemelerini söylediklerinde norah güler ve onları tekrar yatağın altına yollarken odanın kapısını açarak gayet doğal dışarı çıkar

 

“burada değiller!”

 

 

“geliyor! Geliyor eğil!”

 

liv, sophia’nın kafasını bastırarak kapıya bakıyorken ewan ve dorian o tarafa geliyordur. Ewan son anda dorian’ı garaja yollar ve kendisi havuz evine girerken kızlar bir anda ortadaki koltuğun arkasından çıkarak ewan’a atılır ve ağzını kapatarak içeri alırlarken genç adam ne olduğunu şaşırmış, koltuğa bırakılır

 

“şeytan mı oldunuz!?”

“şşşşt! Babam duyarsa kaybederiz!”

 

ewan şokla sophia’ya bakarken liv ewan’ın kolunu çekiştirerek kendine baktırır

 

“bizim için çalışacaksın ewan-“

“o ne demek-“

“bak şimdi..”

 

sophia ve liv kuralları ewan’a anlatırken genç adam ilk şaşkınlığı atlatınca gülerek kabul eder ve azarı sonra işiteceklerini söyleyerek havuz evinden çıkarak ona bakanlara cevap olarak boş ellerini iki yana açar..

 

 

dorian garajın kapısını açması için eidan’ı çağırmış, ikisi açılan kapının önünde bekliyorken içerdeki jaden ve odette’i gördüklerinde ağızlarını açacak olurlar, ama ikisi de tepinmeye başlayınca ateş ve su kaşlarını çatarak onlara bakıyordur. çocuklar kendilerini kapının hemen yanındaki duvara yapıştırıp onlara içeri gelmelerini işaret ederken jaden eidan’ın elinden kumandayı alıp garajın kapılarını kapatır

 

“çok önemli bir noktadayız, yardım etmeniz gerek-“

“sophia nerede-“

“diğerlerinin yerini söyleyemeyiz, siz bize yardım edeceksiniz..”

 

dorian ters ters bakıyorken eidan ne döndüğünü sorar, jaden hızla anlatıp olayın özünü açıklarken eidan hemen kabul etmiş, dorian hala sophia’nın nerede olduğunu soruyorken jaden ve odette gözlerini devirerek yere çökerler..

 

 

Luke ve julia, kevin’ın odasındaki yatağın altına bakıp bir şey bulamadıklarında sarah içeri girer ve sessiz olmalarını söyleyerek tavandaki kapağı gösterir. Julia gülerek elini ağzına kapatırken sarah gayet ciddi bir sesle seslenir

 

“burada da yoklar! Neredeler tanrım! Yer yarıldı da içine mi girdiler?!”

 

o sırada luke dolaptan merdiveni çıkarıyorken julia iki elini de ağzına bastırmış, kendini kevin’ın yatağına atarken sarah koridora çıkarak bu sefer de uzaktan bağırır

 

“LUKE! JULIA! GELİN BİR DAHA ALT KATA BAKALIM!”

 

julia yattığı yerden tamam diyerek ayaklarını yere vurur ve gidiyormuş gibi yaparken yukarda kevin ve nathan çakışıyordur, ama o anda kapak açılarak Luke’un kahkahası duyulurken kevin küfreder. Kurunun yanında yaş da yanmış, nathan ayağını yere vurarak kevin’a burayı daha kaç kişinin bildiğini sorarken kevin ama siz gitmiştiniz diyordur, Luke bir kahkaha daha atar, ama o anda nathan dururken bir anda sırıtır

 

“hey-hey! Kaybetmedik! Onlar anne ya da baba değiller! Luke, burada olduğumuzu bağırmayın!”

 

Luke aşağıdakilere susmalarını söylerken sarah neler olduğunu sorarak içeri girer ve kapıyı kapatarak julia’yla beraber yukarı bakarken nathan aşağı eğilmiş, kuralları onlara anlatıyor bu nadide fikri için tebrikleri kabul ediyordur..

 

 

Calis mutfakta her yere bakmış, buzdolabına bile bakmışken kilerde de kimse yoktur. Genç adam kapıyı kapattıktan sonraki tıkırtıları duymamış, mutfaktan çıkarak antredeki merdivenlerin başında dururken ensesini kaşır ve o anda basamakların altındaki küçük odayı görürken gülmseyerek o tarafa ilerler, kapıyı açıp hızla içeri bakarken dante ve carrie bir şeyin ortasında yakalanmış, ikisi de küçük odanın iki tarafına yapışırken calis tek kaşını kaldırarak oğluna bakar

 

“çıkın bakalım dışarı..”

 

dante bir şeyler homurdanarak dışarı çıkarken calis de yanakları kıpkırmızı olmuş carrie’nin elinden tutup çıkmasına yardım eder. İkisi dışarı çıktıkları gibi hızla salona giderken calis onları daha fazla utandırmak istemiyor kendi kendine gülerek başka yerlere bakmaya gider..

 

 

ewan olabildiğince herkesi havuz evinden uzak tutmaya çalışıyor her gördüğünü tekrar asıl eve sokuyorken garaj tarafından eidan ve dorian’ı da toplamıştır. O sırada jaden ve odette’i görmüş ama etkisiz eleman olarak sadece göz kırpıp devam etmiştir. Şimdi eve giren üçlünün yanına conrad geliyorken ellerini birbirine sürter

 

“kilere baskın yapacağım, gelmek isteyen..”

 

üçü de conrad’ı takip ederken genç adam mutfağa girip kilerin kapısını açar ve arkasından vuran ışığın büyüttüğü gölgesiyle içeri gürler

 

“her kim varsa burada çıksın!”

 

genç adam içeri ilerliyorken ortalıkta şaraplardan ve sebzelerle kasalardan başka bir şey yok gibidir. Dört adam etrafalarına bakıyorken ewan eğilerek kasaların arkasına bakar ve concon’la nicole’ü görürüken ikisi de parmaklarını dudaklarına bastırarak susması için yalvarırlar. Ewan gülümseyerek başını sallar ve arkasını dönerek conrad’a bakar

 

“yok kimse burada, çıkalım..”

 

conrad dönerek kardeşine bakarken ewan kasalara yaslanmış, gülümsüyordur-

 

“neden gülüyorsun sen, çekil oradan bakayım-“

“ne var? gülmüyorum-conrad bırak-“

 

conrad ewan’ı itip kasaların arkasına eğildiğinde oğluyla kızını görünce hahalar

 

“çıkın bakalım oradan!”

 

jonathan ve nicole söylene söylene çıkıyorken concon dönerek amcasına bakar

 

“çok güzel yardım ettin gerçekten-“

“gülmeseydin bulmayacaktı!”

 

ewan gülerek ikisinden de çok özür dilerken conrad ikisini de önüne katmış annelerini üzmeye utanıp utanmadıklarını soruyordur..

 

 

“saklambaç şampiyonuydum ben, bulmamız lazım bu çocukları!”

 

delora koşarak her köşeye bakıyorken latty de onunla  beraber koşuyordur. İkisi beraber garajın önüne geldiklerinde kapının aralık kalmış yerine bakarlar, sonra dönerek birbirlerine bakarken ikisi de aynı anda yere eğilir ve içeri bağırırken odette de çığlığı bastığında delora ve latty çakışarak bulduklarını bağırırlar. Jaden kızların zaten bu çığlıklar yüzünden kaybettiğini söylüyorken garaj kapısını içerden açar ve mundar bir suratla dışarı çıkarken odette arkasından koşturarak özür diliyordur..

 

 

norah kendi odasının önünde lucas’ı oynatıyorken celine ve tessa önüne geldiğinde gözleri büyüyerek iki anneye bakar

 

“norah içerde birileri var mı?”

“yok-aa bak altını ıslatmış haylaz! Tessa sen şunu tutarsan-celine sen gidip banyodan hazır bezleri alırsan-“

 

celine birazdan alacağını söyleyerek güler ve norah’nın kapısını açarak içeri girerken tessa da elindeki lucas’la onu takip ediyordur. Norah dışardan onların odayı aramalarını izlerken yan odanın kapısı açılır ve kızlar norah annelerine birer öpücük yollayıp kapıyı kapatırken norah gülmemeye çalışarak içeri bakar

 

“yok dedim, bak çocuk hala ıslak-celine-aaa hadi ama!”

 

 

“her yere baktım kimse yok, ewan sen havuz evine bakmıştın değil mi?”

 

ewan gabriel’e başını sallarken dorian onun gülümsediğini görmüş parmağını kaldırarak oturduğu yerden kalkar

 

“sen! Yalan söylüyorsun!”

 

ewan da şokla ayağa fırlarken dorian önden dışarı koşar, ewan da arkasından koşuyorken ikisi de karlarda kayarak havuz evine koşuyordur. Ewan içerdekilere saklanmalarını bağırırken dorian ewanı karlara ittirerek eve girer ve yarı yolda yakalanan liv ve sophia’nın çığlıklarıyla kulağını kapatırken kızlar biraz sonra çığlığı bırakıp dışardaki ewan’a bağırmaya başlarlar..

 

 

“kimler kaldı?”

“allison, alexa-“

“brittany-“

“emily-“

“nathan-“

“kevin.”

 

Ewan etrafına bakıyorken geride kalanların anne babalarını öne alır

 

“başka kimse dolaşmayacak, yardım tekliflerini kabul etmeyin. Bu akşam burada ebeveynlerin bayrağı dalgalanacak!”

 

herkes gülerek evet! diye bağırırken gabriel kalabalığa bakarak eksik büyükleri sayar

 

“norah yok, luke, sarah ve julia da kayıp-“

“buradayız..”

“KİMLERİ KORUYORSUNUZ!?”

 

dördü de bir anda üzerlerine gelen kalabalıkla şaşırırken korudukları çocukların anneleri ve babaları üzerlerine geliyordur. Celine norah’ya bakıyor, avantajı kazandıracak ismi söyler

 

“kevin’ı da sen bulacaksın norah, kazanan mı kaybeden mi olmak istiyorsun?”

“anne boşver şimdi-“

“kadın zaten yorgun-“

“zaten saat de geç olmuş-“

“geri sayıma da az kalmış-“

siz, siz utanmazlar! Kevin’ı siz saklıyorsunuz değil mi?”

 

julia’nın gözleri büyürken sarah yok canım diyor, luke gülerek artık kocaman adam olduğu söylüyorken norah hepsini büyütmüş, buradaki tüm annelerden daha anne, babalardan daha kurnaz, gözlerini kısarak şeytanca gülümserken parmağını kaldırır

 

“ben bilmiyor muyum sanıyorsunuz?”

 

ve norah dönerek merdivenleri tırmanırken diğerleri de arkasında koşturuyordur. Norah anne, oğlunun odasına girerek ellerini beline koyar ve başını kaldırarak tavan arasına açılan kapağa bakarak seslenir

 

“kevin! Nathan’ı da alıp orada çıkıyorsun, şimdi!

 

sarah ve julia birbirlerini suçluyorken luke norah’nın elini sıkarak tebrik ediyordur. O sırada karşı koridordan dört kız çığlığı basarak gabriel tarafından bulunuyorken norah onlara dönerek kazandıklarını ilan eder. Dört kız da bu sefer sevinçle çığlık atarak norah annelerine koşuyorken annelerin annesi iki defa kazanmış, hem saklamış, hem de eliyle bulmuş gibi çıkartmışken bu akşamın şampiyonu kızlar takımı oluyordur..